Anasayfa / Kitap Yorumları / Anı-Günlük-Deneme / Jane Eyre – Charlotte Bronte

Jane Eyre – Charlotte Bronte

Instagram üzerinden toplaştığımız kitap kurtlarıyla birlikte #heraybirdünyaklasiği etkinliği çerçevesinde Jane Eyre okuduk bu ay; son derece keyifliydi. 1 Mart’ta da Arkadya yayınlarında  bir kitap okuma etkinliği düzenledik ve ben Sarah Jio’nun Böğürtlen Kışı’nı okuyorum. Her neyse, şimdi Jane Eyre’in konusundan bahsedelim biraz 🙂

Konu

Jane Eyre, kimsesiz bir kız çocuğudur ve yengesinin yanında büyür. Dayısının da ölümüyle birlikte yengesi ve kuzenleri Jane’e çok kötü davranırlar ve onu hiç sevmezler. İyi yaratılışlı bir kız olan Jane itilip kakılmaktan çok yorulmuştur; yengesi bir gün onu Lowood okuluna göndermeye ve tatilleri bile o okulda geçirmesine karar verir. Jane yengesi ve kuzenlerinden kurtulacağı için çok sevinir. 10 yaşında gittiği Lowood okulunda kimi zaman çok zor günler geçirir, kimi zaman da kötü kalpli yengesi ve kuzenlerinden uzakta olmanın keyfini duyar yalnızca. Okul, dini eğitim veren ve çok baskıcı bir rahip tarafından yönetilmektedir; tüm öğrencilerin bakımsız ve aç olduğu, üşüdüğü bu okulda bile mutlu olabilmeyi başarabilir Jane.

Jane 18 yaşına geldiğinde bu okulda mürebbiye olur. Zamanla bu yaşantısından sıkılan Jane, gazeteye ilan verir ve bir malikenede özel mürebbiye olarak görev yapmaya başlar. Ev sahibi olan Edward isimli adamdan başlarda hiç hoşlanmayan Jane, zamanla ona karşı hislerinin değişim gösterdiğini fark eder ve bu hislerinin karşılıklı olduğunu öğrendiğinde de şok geçirir. Ve ardından Edward’la ilgili çok edici bazı gerçekler öğrenir ve hayatına başka bir yön vermeye uğraşır.

Genel Yorumlarım

 Dünya klasiği deyince akla gelen sıkıcı algısından çok uzak bir kitap Jane Eyre. Olaylar boyunca çok ilignç şeylerle karşılaşıyorsunuz ve kitabı hiç sıkılmadan bitiriyorsunuz. Karakteriler oldukça başarılı aktarılmış; içine hapsoluyorsunuz satırların.

Jane Eyre ile ilgili eleştirebileceğim tek yön, beni bazen sıkan uzun uzun konuşmalardı. Gereksiz yere aşırı uzatılmış diyaloglar biraz durağanlaştırıyor kitabı. Bununla paralel olarak, önemli gelişmeler de aniden oluveriyor hep; bu yüzden asla atlayarak okunacak bir kitap değil 🙂

Aşırı tavsiye ediyorum diyemem ama Jane Eyre’i okumak keyifliydi. 🙂

Altını Çizdiklerim

Nefreti yenebilmek için en iyi yol, nefret, öfke değildir. Nasıl ki öç almak da açılan yaraları sarmaz. (sf 76)

Günlerimizi kin gütmekle, bize yapılan kötülüklerin çetelesini tutmakla geçirirsek çok yazık! (sf 76)

Herkesin gözünde, çoğu zaman da kendi gözümde ben kendine yeten, irade sahibi birisiydim. (sf 110)

Bir kadının, içinde gizli, yasak bir aşkın alevlenmesine göz yumması da çılgınlıktır, çünkü böyle bir aşkortaya çıkmazsa, karşılık görmezse kendisini besleyen yüreği yiyip bitirir; ortaya çıkar da karşılık görürse insanı vahşi bataklıklara sürükler ki bunlardan da kurtuluş yoktur. (sf 209)

Bir insan, ruhunun diriliği için hiçbir zaman başka bir insana güvenmemelidir. Dünyada hata işleyip acı çekenler doğru yola dönmek için güç, acılarını giderebilmek için şifa arıyorlarsa gözlerini daha yükseklere çevirmelidir. (sf 283)

 

Hakkında Yönetici

Kitap okumayı ve bireysel gelişimi çok seven, huzuru kitaplarda bulan, kitaplara ve güzel konulara dair biriktirdiklerini paylaşmaktan hoşlanan biriyim.

İlginizi Çekebilir

İYİKİLERİMİZE

Hayatta bazı anlar vardır .Sadece orada, o zamanda, o harika, muhteşem huzuru yakaladığımız , kendimizi …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir