Son Paylaşımlar
Anasayfa / Kitap Yorumları / Yeraltı Edebiyatı / YABANCI – ALBERT CAMUS

YABANCI – ALBERT CAMUS

KİTABIN ADI: YABANCI 0000000064464-1

KİTABIN YAZARI: ALBERT CAMUS

BASKI YILI: 1996

SAYFA SAYISI: 90

YAYIN: CAN YAYINLARI, ÇAĞDAŞ DÜNYA YAZARLARI DİZİSİ

NAÇİZANE PUANIM: 7.6/10

 

-Yabancı-

Kısaca…

Romanın kahramanı Mersault, gerçeklikten algıladığını yorumlamakta güçlük çeken, varoluşun anlamını arayan ve etrafında yaşananlara karşı duruşu itibarıyla ‘Yabancı’ bir adamdır. Mersault bir gün şuursuzca Arap asıllı bir adamı öldürür ve ardından yargılanma süreci başlar. Bu süreç içerisinde Mersault’un bilinç akışını yakından takip eder ve hissettiklerine ortak bir duygu durumu geliştirmiş oluruz.

Yaşamın getirdiklerini sorgusuzca kabul eden bir adam…

Kitap, Mersault’un annesinin ölüm haberini almasıyla başlar. Cenaze töreni sırasında ve ardından gerçekleşen olaylar Mersault’un perspektifinden anlatılır. Sevgilisiyle olan ilişkisi dahil diğer insanlarla arasında aşılamaz bir soğukluk olduğunu sezdiğimiz Mersault’un hissettikleri tensel zevklerin ötesine geçemez.

Mersault’un ‘arkadaşıyla’ arasında münakaşa yaşadığı Arap asıllı adamı öldürdüğü gün aynı zamanda hayatının da değiştiği gündür. Bu suçtan yakalandığında ve yargılandığı zaman bile kendini ifade etmeye gerek duymaz. Hiçliğin içinde varlığını sürdüren Mersault idam edileceğini öğrendiğinde de tepkisizdir. Ta ki yüzleştiğinde kendini ifade etmeye değer biriyle karşılaştığı ana kadar. Bu kişi ise hapishanedeki hücresinde onu ziyarete gelen peder olur. Pederle tartıştığı sırada Mersault’un her şeye olan inançsızlığının nedenlerini öğrenmiş oluruz.

Olacaklar olur…

Okuyucu kitabı okurken Mersault’la özdeşleşmenin zor bir durum olmasına karşın almış olduğu cezanın geri çekilmesini istiyor çaresizce… Fakat hayatta bazı kararlar alınmıştır ve bunu yaşamaktan başka çareniz yoktur. Yabancı, olan şeylerle mücadelenin, edilse de edilmese de bazen bir şeyleri değiştirmediğini gösteriyor.

-içinden…

Bir insan yaşamının yarısı söylenmeyeni anlamakla, başını çevirmekle, susmakla geçer.

…tuhaf biri olduğumu, beni kuşkusuz bu yüzden sevdiğini ama belki günün birinde yine aynı sebepten nefret edebileceğini mırıldandı…

İnsan, hayatını hiç değiştiremez ki. Zaten herkesin hayatı birbirinin aynıdır.

Öyle bir gün geliyor ki, insan olması gerektiği yerde olmak istiyor. Ama kimi kez yaşamak için, intihar etmekten daha çok cesaret gerekiyor.

Son olarak…

Yabancı, gerçekleşenlere toplumun kabul edebileceği tepkiler dışında tepkiler vermek veya tepkisiz kalmak gibi tavırlar sergilendiğinde; aykırı olduğunuzda karşılaşabileceğiniz durumlara iyi bir örnek. Öte yandan tepkisizliğin kendiniz için bile ne kadar tehlikeli olabileceğini ve kendi içinizde, derinlerde bir başka benlik olduğunu görebileceğiniz bu kitabı okumayı seçtiniz…

İyi okumalar.

Hakkında nihan polat

Nihan, 1994 yazında İstanbul'da doğdu. Çocukken en sevdiği şey hızla giden bisikletten düşmek, kabuk tutan yaralarını soymak, tuğla tozuyla tükürükten kına yapmaktı. Eğitim hayatı boyunca birçok okul değiştirdi. Pek çok insan tanıdı. Tanıdığı insanlar ona çok şey kattı. Babası ona okuma yazmayı öğrendiği günden itibaren kitap okuttu. En sevdiği de Ayşegül Serisiydi. Ayrıca babası tam bir sinemaseverdi ve onu sinemaya yönlendirdi. Nihan, Ege Üniversitesinde Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü öğrencisi, edebiyatı ve sinemayı çok seviyor.

İlginizi Çekebilir

Gösteri Peygamberi – Chuck Palahniuk

  Herkese selamlar. 🙂 Chuck Palahniuk kitaplarını okurken mutlaka sessiz bir ortamda okumaya dikkat ediyorum …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir